high
İngilizce → Türkçe: high
"high" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümlePrices double in high season. Yüksek sezonda fiyatlar iki katına çıkar. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThey live in a high-rise building. Yüksek katlı bir binada yaşıyorlar. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleHigh-speed rail connects Ankara and Konya. Hızlı tren Ankara ile Konya'yı bağlıyor. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleParents often have high expectations. Ebeveynlerin çoğu zaman yüksek beklentileri olur. |
| 5 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIt's high time you found a job. İş bulmanın zamanı çoktan geldi. |
| 6 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThey left us high and dry. Bizi ortada bıraktılar. |
Anlamında "high" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | hs sözcük |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.