öfke
Türkçe → İngilizce: öfke
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe couldn't hide his anger. Öfkesini saklayamadı. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe decision caused public outrage. Karar kamuoyunda infiale yol açtı. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleShe spoke with indignation about the injustice. Haksızlıktan öfkeyle bahsetti. |
Anlamında "öfke" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI get frustrated when my computer is slow. Bilgisayarım yavaş olunca sinirim bozuluyor. |
| 2 | Genel | Genel öfke nöbeti (çocuk) | Örnek cümleThe toddler threw a tantrum in the shop. Küçük çocuk dükkânda öfke nöbeti geçirdi. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.