şehir
Türkçe → İngilizce: şehir
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleIstanbul is a big city. İstanbul büyük bir şehir. |
Anlamında "şehir" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI grew up in a small town. Küçük bir kasabada büyüdüm. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThey live in a suburb of Ankara. Ankara'nın bir banliyösünde oturuyorlar. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleLet's go downtown tonight. Bu akşam merkeze gidelim. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleIstanbul is a huge metropolis. İstanbul devasa bir metropol. |
| 5 | Genel | Genel şehir merkezi (yoksul semtler) | Örnek cümleInner-city schools need more funding. Merkezdeki yoksul semt okullarının daha fazla fona ihtiyacı var. |
| 6 | Genel | Genel | Örnek cümleSmart cities use data to manage traffic. Akıllı şehirler trafiği yönetmek için veri kullanır. |
| 7 | Genel | Genel | Örnek cümleUrban planners designed the new district. Şehir plancıları yeni semti tasarladı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.