büyük
Türkçe → İngilizce: büyük
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThey live in a big house. Büyük bir evde yaşıyorlar. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThere was a dramatic fall in prices. Fiyatlarda çarpıcı bir düşüş oldu. |
| 3 | Genel | Genel | great sıfat Örnek cümleThe museum has a great collection. Müzenin büyük bir koleksiyonu var. |
Anlamında "büyük" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleYou can buy it at the department store. Onu büyük mağazadan alabilirsin. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleWrite your name in capital letters. Adını büyük harflerle yaz. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleIstanbul is a huge metropolis. İstanbul devasa bir metropol. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleThe vast majority of students passed. Öğrencilerin büyük çoğunluğu geçti. |
| 5 | Genel | Genel | Örnek cümleTo our dismay, the museum was closed. Büyük hayal kırıklığımızla müze kapalıydı. |
| 6 | Genel | Genel | Örnek cümleThe mosaic was painstakingly restored. Mozaik büyük özenle restore edildi. |
| 7 | Genel | Genel | Örnek cümleLarge language models can write essays. Büyük dil modelleri kompozisyon yazabilir. |
| 8 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleShe sacrificed her career for the greater good. Toplumun yararı için kariyerini feda etti. |
| 9 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleI bit off more than I could chew. Boyumdan büyük işe kalkıştım. |
| 10 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleFix the leak now — a stitch in time saves nine. Sızıntıyı şimdi tamir et, vaktinde yapılan iş büyük zararı önler. |
| 11 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleSuccess depends to a large extent on effort. Başarı büyük ölçüde çabaya bağlıdır. |
| 12 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThe bulk of the work is done. İşin büyük kısmı bitti. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.