başa çıkmak
Türkçe → İngilizce: başa çıkmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleShe's coping well with the stress. Stresle iyi başa çıkıyor. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleThe manager will deal with your complaint. Müdür şikâyetinizle ilgilenecek. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleHow do you cope with stress? Stresle nasıl başa çıkıyorsun? |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (zor bir durumla) başa çıkmak Akademik karşılığı: manage; handle | cope with sth phrasal verb Örnek cümleHospitals struggled to cope with the number of patients during the epidemic. Salgın sırasında hastaneler hasta sayısıyla başa çıkmakta zorlandı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.