crisis
İngilizce → Türkçe: crisis
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe country is facing an economic crisis. Ülke ekonomik bir krizle karşı karşıya. |
"crisis" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleEurope faced an energy crisis in 2022. Avrupa 2022'de bir enerji kriziyle karşılaştı. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleTurkey hosts millions during the refugee crisis. Türkiye mülteci krizinde milyonlarca kişiye ev sahipliği yapıyor. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleGood crisis management saves lives. İyi kriz yönetimi hayat kurtarır. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleHe bought a sports car in a midlife crisis. Orta yaş kriziyle bir spor araba aldı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.