Netfener

fazla

Türkçe → İngilizce: fazla

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

I like pizza too.

Ben de pizza severim.

İpucu: Cümle sonunda “de/da”, sıfattan önce “fazla” anlamına gelir: too hot.

Anlamında "fazla" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
more belirleyici
Örnek cümle

Can I have more tea?

Biraz daha çay alabilir miyim?

2Genel
Örnek cümle

I worked overtime on Saturday.

Cumartesi fazla mesai yaptım.

3Genel
Örnek cümle

The rice was overcooked.

Pilav fazla pişmişti.

4Genel
Örnek cümle

I'm using my overdraft this month.

Bu ay ek hesabımı kullanıyorum.

5Genel
Örnek cümle

I think the film is overrated.

Bence film abartılıyor.

6Genel
Örnek cümle

The flight was overbooked.

Uçuşa fazla rezervasyon alınmıştı.

7Genel
Örnek cümle

I overestimated how much time I had.

Ne kadar vaktim olduğunu fazla tahmin ettim.

8Genel
Örnek cümle

I'm not good at multitasking.

Aynı anda birden fazla iş yapmakta iyi değilim.

9Genel
Örnek cümle

We can't afford to be complacent.

Rehavete kapılmayı göze alamayız.

10Genel
Örnek cümle

He had a smug look on his face.

Yüzünde kendini beğenmiş bir ifade vardı.

11Genel
Örnek cümle

Don't overthink it.

Bunu fazla kafana takma.

12Genel
Örnek cümle

There's ample time to finish.

Bitirmek için bolca zaman var.

13Kalıp
Örnek cümle

Credit cards tempt people to live beyond their means.

Kredi kartları insanları gelirinden fazla harcamaya iter.

14Phrasal Verb
(bir şeye) olduğundan fazla anlam yüklemek

Akademik karşılığı: over-interpret

read into sth phrasal verb
Örnek cümle

We should not read too much into the results of a single small study.

Tek bir küçük çalışmanın sonuçlarına fazla anlam yüklememeliyiz.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.