geçici
Türkçe → İngilizce: geçici
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe found a temporary job for the summer. Yaz için geçici bir iş buldu. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleWe made tentative plans for the weekend. Hafta sonu için kesin olmayan planlar yaptık. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleThis is only a provisional booking. Bu sadece geçici bir rezervasyon. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleThey lived in makeshift tents. Derme çatma çadırlarda yaşadılar. |
| 5 | Genel | Genel | Örnek cümleFame is transient. Şöhret gelip geçicidir. |
| 6 | Genel | Genel | Örnek cümleShe was appointed interim director. Geçici müdür olarak atandı. |
Anlamında "geçici" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe museum is temporarily closed. Müze geçici olarak kapalı. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleMany musicians work in the gig economy. Birçok müzisyen geçici işlerle çalışıyor. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleIt was just an infatuation. Sadece geçici bir tutkuydu. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (ilişkiyi) onarmak, (anlaşmazlığı) geçici olarak gidermek; (yarayı) sarmak Akademik karşılığı: repair; reconcile | patch up sth phrasal verb Örnek cümleThe two countries patched up their differences after years of tension. İki ülke yıllarca süren gerginlikten sonra anlaşmazlıklarını giderdi. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.