Netfener

geçinmek

Türkçe → İngilizce: geçinmek

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
(kıt kaynakla) idare etmek, geçinmek

Akademik karşılığı: manage; survive

get by phrasal verb
Örnek cümle

Many pensioners get by on very small incomes.

Pek çok emekli çok küçük gelirlerle geçiniyor.

2Phrasal Verb
get on (sth) phrasal verb
Örnek cümle

Passengers with small children may get on the plane first.

Küçük çocuklu yolcular uçağa önce binebilir.

3Phrasal Verb
live off sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Many families in the region live off fishing and tourism.

Bölgedeki pek çok aile balıkçılık ve turizmle geçiniyor.

Anlamında "geçinmek" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
Örnek cümle

I get on well with my sister.

Kız kardeşimle iyi geçiniyorum.

2Phrasal Verb
live on phrasal verb
Örnek cümle

The scientist's ideas lived on long after her death.

Bilim insanının fikirleri, ölümünden çok sonra da yaşamaya devam etti.

3Phrasal Verb
(biriyle) iyi geçinmek, anlaşmak

Akademik karşılığı: be on good terms

get along (with sb) phrasal verb
Örnek cümle

Children who get along with their classmates tend to enjoy school more.

Sınıf arkadaşlarıyla iyi geçinen çocuklar okuldan daha çok keyif alma eğilimindedir.

4Phrasal Verb
(biriyle) iyi geçinmek; (bir işe) devam etmek

Akademik karşılığı: be on good terms; continue

get on with sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

After the interruption, the committee got on with its work.

Aradan sonra komite çalışmasına devam etti.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.