hoş
Türkçe → İngilizce: hoş
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleNice to meet you. Tanıştığımıza memnun oldum. İpucu: “Nice to meet you” ilk tanışmada kullanılır. |
Anlamında "hoş" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel hoş geldin (iz) | Örnek cümleWelcome to our school! Okulumuza hoş geldiniz! |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleMy father disapproves of tattoos. Babam dövmeleri hoş görmez. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümlePizza tonight? — Sounds good! Bu akşam pizza? — Olur! |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | frown on sth phrasal verb Örnek cümleIn many cultures, eating in the street is frowned on. Pek çok kültürde sokakta yemek yemek hoş karşılanmaz. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.