kötü
Türkçe → İngilizce: kötü
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe weather is bad today. Bugün hava kötü. |
Anlamında "kötü" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleDon't be mean to your brother. Kardeşine kötü davranma. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleDon't click that link — it could be malware. O bağlantıya tıklama, kötü amaçlı yazılım olabilir. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleDoomscrolling before bed ruins your sleep. Yatmadan önce kötü haberlerde gezinmek uykunu mahveder. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleThe antagonist is a corrupt mayor. Karşı karakter yozlaşmış bir belediye başkanı. |
| 5 | Genel | Genel | Örnek cümleThe company was badly mismanaged. Şirket çok kötü yönetildi. |
| 6 | Genel | Genel | Örnek cümleThe tests showed a malignant tumour. Testler kötü huylu bir tümör gösterdi. |
| 7 | Genel | Genel | Örnek cümleThe film shows the plight of refugees. Film mültecilerin çilesini gösteriyor. |
| 8 | Genel | Genel | Örnek cümleOminous clouds gathered. Kötü habercisi bulutlar toplandı. |
| 9 | Genel | Genel | Örnek cümleI had a sense of foreboding. İçimde kötü bir önsezi vardı. |
| 10 | Sağlık | Sağlık | malignant sıfat Örnek cümleTests showed the tumour was malignant. Testler tümörün kötü huylu olduğunu gösterdi. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.