Netfener

küçük

Türkçe → İngilizce: küçük

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

I have a small room.

Küçük bir odam var.

2Genel
little sıfat
Örnek cümle

There is little time left.

Çok az zaman kaldı.

3Genel
minor sıfat
Örnek cümle

There are a few minor errors.

Birkaç küçük hata var.

Anlamında "küçük" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

I grew up in a small town.

Küçük bir kasabada büyüdüm.

2Genel
Örnek cümle

We have a tutorial with our professor every week.

Her hafta profesörümüzle küçük grup dersimiz var.

3Genel
Örnek cümle

After the kids left, they downsized.

Çocuklar gidince daha küçük bir eve geçtiler.

4Genel
Örnek cümle

A technical glitch delayed the launch.

Teknik bir aksaklık lansmanı geciktirdi.

5Genel
Örnek cümle

There's a slight chance of rain.

Küçük bir yağmur ihtimali var.

6Genel
Örnek cümle

Smallholders struggle to compete.

Küçük çiftçiler rekabet etmekte zorlanıyor.

7Genel
Örnek cümle

Only a fraction of the money was spent.

Paranın sadece küçük bir kısmı harcandı.

8Kalıp
Örnek cümle

It costs a fraction of the price.

Fiyatın küçük bir kısmına mal oluyor.

9Kalıp
Örnek cümle

You know my cousin? What a small world!

Kuzenimi tanıyor musun? Dünya ne kadar küçük!

10Kalıp
Örnek cümle

Fix the leak now — a stitch in time saves nine.

Sızıntıyı şimdi tamir et, vaktinde yapılan iş büyük zararı önler.

11Phrasal Verb
(birini) küçük görmek, hor görmek

Akademik karşılığı: despise; scorn

look down on sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

Some people still look down on manual work.

Bazı insanlar hâlâ bedensel emeği küçük görüyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.