küçük
Türkçe → İngilizce: küçük
Anlamında "küçük" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI grew up in a small town. Küçük bir kasabada büyüdüm. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleWe have a tutorial with our professor every week. Her hafta profesörümüzle küçük grup dersimiz var. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleAfter the kids left, they downsized. Çocuklar gidince daha küçük bir eve geçtiler. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleA technical glitch delayed the launch. Teknik bir aksaklık lansmanı geciktirdi. |
| 5 | Genel | Genel | Örnek cümleThere's a slight chance of rain. Küçük bir yağmur ihtimali var. |
| 6 | Genel | Genel | Örnek cümleSmallholders struggle to compete. Küçük çiftçiler rekabet etmekte zorlanıyor. |
| 7 | Genel | Genel | Örnek cümleOnly a fraction of the money was spent. Paranın sadece küçük bir kısmı harcandı. |
| 8 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIt costs a fraction of the price. Fiyatın küçük bir kısmına mal oluyor. |
| 9 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleYou know my cousin? What a small world! Kuzenimi tanıyor musun? Dünya ne kadar küçük! |
| 10 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleFix the leak now — a stitch in time saves nine. Sızıntıyı şimdi tamir et, vaktinde yapılan iş büyük zararı önler. |
| 11 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | look down on sb/sth phrasal verb Örnek cümleSome people still look down on manual work. Bazı insanlar hâlâ bedensel emeği küçük görüyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.