karşılık
Türkçe → İngilizce: karşılık
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleA holiday is my reward for working hard. Tatil, sıkı çalışmamın ödülü. |
Anlamında "karşılık" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleConversely, some people prefer the city. Buna karşılık bazı insanlar şehri tercih eder. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleHe helped me, so I want to reciprocate. Bana yardım etti, ben de karşılık vermek istiyorum. |
| 3 | Genel | Genel karşılık vermek (sert) | Örnek cümle'That's not true!' she retorted. 'Bu doğru değil!' diye karşılık verdi. |
| 4 | Genel | Genel | correspond fiil Örnek cümleThe numbers correspond to the pages. Numaralar sayfalara karşılık geliyor. |
| 5 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIn contrast, rural areas are quieter. Buna karşılık kırsal alanlar daha sakin. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb karşılık vermek (eleştiriye) | Örnek cümleThe minister hit back at his critics. Bakan eleştirmenlerine karşılık verdi. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.