karşılamak
Türkçe → İngilizce: karşılamak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThey welcomed us warmly. Bizi sıcak karşıladılar. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | make up for sth phrasal verb Örnek cümleHigher wages did not make up for the loss of job security. Daha yüksek ücretler iş güvencesinin kaybını telafi etmedi. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | live up to sth phrasal verb Örnek cümleThe new system did not live up to expectations. Yeni sistem beklentileri karşılamadı. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | measure up (to sth) phrasal verb Örnek cümleMany schools failed to measure up to the new national standards. Pek çok okul yeni ulusal standartları karşılayamadı. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | cater for sb/sth phrasal verb Örnek cümleThe school caters for children with a wide range of abilities. Okul çok farklı yeteneklere sahip çocukların ihtiyaçlarına hitap ediyor. |
Anlamında "karşılamak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe film was acclaimed by critics. Film eleştirmenlerce övgüyle karşılandı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.