kazanmak
Türkçe → İngilizce: kazanmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleOur team wins every match. Takımımız her maçı kazanıyor. |
| 2 | Genel | Genel kazanmak (para) | Örnek cümleHow much do you earn? Ne kadar kazanıyorsun? |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleChildren acquire languages naturally. Çocuklar dilleri doğal yolla edinir. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (sorumluluk, iş) üstlenmek; (personel) işe almak; (nitelik) kazanmak Akademik karşılığı: undertake; hire; acquire | take on sth phrasal verb Örnek cümleThe agency took on the task of coordinating relief efforts. Ajans, yardım çalışmalarını koordine etme görevini üstlendi. |
Anlamında "kazanmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleTurkey qualified for the World Cup. Türkiye Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleInternships help you gain experience. Stajlar deneyim kazanmana yardım eder. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThe campaign is gathering pace. Kampanya hız kazanıyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.