kentsel
Türkçe → İngilizce: kentsel
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleUrban areas are growing fast. Kentsel alanlar hızla büyüyor. |
Anlamında "kentsel" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleUrban sprawl is eating up farmland. Kentsel yayılma tarım arazilerini yutuyor. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe harbour area is part of a regeneration project. Liman bölgesi bir kentsel dönüşüm projesinin parçası. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleThe district suffered from urban decay. Semt kentsel çöküntüden etkilendi. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleConcrete creates an urban heat island. Beton kentsel ısı adası oluşturur. |
| 5 | Genel | Genel | Örnek cümleUrban renewal is changing Istanbul. Kentsel dönüşüm İstanbul'u değiştiriyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.