Netfener

keskin

Türkçe → İngilizce: keskin

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Be careful, the knife is sharp.

Dikkat et, bıçak keskin.

2Genel
Örnek cümle

The sauce has a piquant flavour.

Sosun keskin bir tadı var.

3Genel
Örnek cümle

Pomegranate molasses is tangy.

Nar ekşisi ekşimsidir.

Anlamında "keskin" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

There's been a sharp rise in prices.

Fiyatlarda keskin bir artış oldu.

2Genel
Örnek cümle

There's a stark contrast between the two cities.

İki şehir arasında keskin bir tezat var.

3Genel
Örnek cümle

Garlic has a pungent smell.

Sarımsağın keskin bir kokusu var.

4Genel
Örnek cümle

He has a chiselled jaw.

Keskin hatlı bir çenesi var.

5Kalıp
Örnek cümle

Fame is a double-edged sword.

Şöhret iki ucu keskin bir kılıçtır.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.