live
İngilizce → Türkçe: live
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWhere do you live? Nerede yaşıyorsun? |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleI love live music. Canlı müziği severim. |
"live" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleTheir live performance was amazing. Canlı performansları muhteşemdi. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleCredit cards tempt people to live beyond their means. Kredi kartları insanları gelirinden fazla harcamaya iter. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb live on phrasal verb | yaşamaya, var olmaya devam etmek; (live on sth) …ile geçinmek Akademik karşılığı: survive; subsist on Örnek cümleThe scientist's ideas lived on long after her death. Bilim insanının fikirleri, ölümünden çok sonra da yaşamaya devam etti. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb live off sb/sth phrasal verb | Örnek cümleMany families in the region live off fishing and tourism. Bölgedeki pek çok aile balıkçılık ve turizmle geçiniyor. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb live up to sth phrasal verb | Örnek cümleThe new system did not live up to expectations. Yeni sistem beklentileri karşılamadı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.