olanak
Türkçe → İngilizce: olanak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | possibility sözcük |
| 2 | Akademik | Akademik | scope isim Örnek cümleThe issue lies beyond the scope of this report. Konu bu raporun kapsamı dışındadır. |
Anlamında "olanak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | enable fiil Örnek cümleThe grant enabled her to study abroad. Burs, yurt dışında okumasına olanak sağladı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.