ortaya koymak
Türkçe → İngilizce: ortaya koymak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe study revealed some surprising facts. Çalışma bazı şaşırtıcı gerçekleri ortaya koydu. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | set forth sth phrasal verb Örnek cümleThe constitution sets forth the basic rights of every citizen. Anayasa her yurttaşın temel haklarını ortaya koyar. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (zaman, emek) harcamak, ortaya koymak; (talep) sunmak; takmak Akademik karşılığı: devote; submit; install | put in sth phrasal verb Örnek cümleThe team put in long hours to finish the report on time. Ekip raporu zamanında bitirmek için uzun saatler harcadı. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | bring forward sth phrasal verb Örnek cümleThe election was brought forward by six months. Seçim altı ay öne alındı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.