Netfener

para

Türkçe → İngilizce: para

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

I don't have much money.

Fazla param yok.

İpucu: Sayılamaz: “much money”, “a lot of money”.

Anlamında "para" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Here's your change.

Buyrun para üstünüz.

2Genel
Örnek cümle

Can I get a refund?

Paramı geri alabilir miyim?

3Genel
Örnek cümle

I found a coin on the street.

Sokakta bir madeni para buldum.

4Genel
Örnek cümle

Do you have a fifty-lira note?

Elli liralık banknotun var mı?

5Genel
Örnek cümle

The Turkish currency is the lira.

Türk para birimi liradır.

6Genel
Örnek cümle

We paid a deposit on the flat.

Daire için depozito ödedik.

7Genel
Örnek cümle

He got a fine for speeding.

Hız yaptığı için para cezası yedi.

8Genel
Örnek cümle

He was fined for parking illegally.

Yasa dışı park ettiği için ceza yedi.

9Genel
Örnek cümle

I'm using my overdraft this month.

Bu ay ek hesabımı kullanıyorum.

10Genel
Örnek cümle

Monetary policy aims to control inflation.

Para politikası enflasyonu kontrol etmeyi amaçlar.

11Phrasal Verb
save up phrasal verb
Örnek cümle

I'm saving up for a new laptop.

Yeni bir dizüstü bilgisayar için para biriktiriyorum.

12Phrasal Verb
(bir şeye) bol para harcamak
Örnek cümle

We splashed out on a nice hotel.

Güzel bir otele bol para harcadık.

13Phrasal Verb
(konuşmaya) katılmak; para katmak
chip in phrasal verb
Örnek cümle

Everyone chipped in for the gift.

Hediye için herkes para kattı.

14Phrasal Verb
(bir şey için) para biriktirmek

Akademik karşılığı: save; accumulate

save up (for sth) phrasal verb
Örnek cümle

Many young couples save up for years to buy a home.

Pek çok genç çift ev almak için yıllarca para biriktiriyor.

15Phrasal Verb
(bir şeye) bol para harcamak, savurganca harcamak

Akademik karşılığı: spend lavishly

splash out (on sth) phrasal verb
Örnek cümle

Consumers splash out on gifts during the holiday season.

Tüketiciler tatil sezonunda hediyelere bol para harcıyor.

16Phrasal Verb
(istemeyerek) yüklü para ödemek

Akademik karşılığı: pay (reluctantly)

fork out (for sth) phrasal verb
Örnek cümle

Parents have to fork out hundreds for school uniforms every year.

Ebeveynler her yıl okul üniformalarına yüzlerce lira ödemek zorunda kalıyor.

17Phrasal Verb
(ortak bir amaca) para katkısında bulunmak; söze karışmak

Akademik karşılığı: contribute

chip in phrasal verb
Örnek cümle

Local businesses chipped in to rebuild the damaged school.

Yerel işletmeler hasar gören okulu yeniden inşa etmek için katkıda bulundu.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.