part
İngilizce → Türkçe: part
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThis is the best part of the film. Filmin en güzel kısmı bu. |
"part" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI work part-time in a café. Bir kafede yarı zamanlı çalışıyorum. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleOver 200 students took part in the competition. Yarışmaya 200'den fazla öğrenci katıldı. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIn his suit, he really looks the part. Takım elbisesiyle gerçekten rolüne uygun görünüyor. |
| 4 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleStress is part and parcel of the job. Stres işin ayrılmaz parçası. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb take part (in sth) phrasal verb | (bir etkinliğe) katılmak Akademik karşılığı: participate Örnek cümleOver five thousand people took part in the survey. Ankete beş binden fazla kişi katıldı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.