play
İngilizce → Türkçe: play
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe plays the guitar. Gitar çalar. İpucu: Spor için “play football”, enstrüman için “play the guitar”. |
| 2 | Genel | Genel | oyun (tiyatro) Örnek cümleThe play lasts two hours. Oyun iki saat sürüyor. |
"play" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Kalıp | Kalıp | (tartışma için) karşı tarafı savunmak Örnek cümleLet me play devil's advocate for a moment. Bir anlığına karşı tarafı savunayım. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleDiet plays an important role in health. Beslenme sağlıkta önemli bir rol oynar. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleYou finished it in a day? Fair play! Bir günde mi bitirdin? Helal olsun! |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleThe government played down the risks. Hükümet riskleri önemsizmiş gibi gösterdi. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleThe drama played out in public. Dram herkesin gözü önünde yaşandı. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb play down sth phrasal verb | Örnek cümleOfficials tried to play down the risks of the new chemical. Yetkililer yeni kimyasalın risklerini olduğundan az göstermeye çalıştı. |
| 7 | Phrasal Verb | Phrasal Verb play up sth phrasal verb | (bir şeyi) önemini abartarak vurgulamak; (play up) sorun çıkarmak Akademik karşılığı: emphasize; exaggerate Örnek cümleThe advertisement plays up the car's safety features. Reklam aracın güvenlik özelliklerini öne çıkarıyor. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.