söylemek
Türkçe → İngilizce: söylemek
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWhat did he say? Ne dedi? |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleTell me a story. Bana bir hikaye anlat. İpucu: Kime söylendiği belirtilir: tell someone something. |
| 3 | Genel | Genel (yorum olarak) söylemek | Örnek cümleShe remarked that the room was cold. Odanın soğuk olduğunu söyledi. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (beklenmedik şekilde) söylemek | Örnek cümleShe came out with a brilliant idea. Birden harika bir fikir söyledi. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | come out with sth phrasal verb Örnek cümleThe minister came out with a surprising admission during the interview. Bakan röportaj sırasında şaşırtıcı bir itirafta bulundu. |
Anlamında "söylemek" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWe sing songs in class. Sınıfta şarkı söyleriz. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleShe hummed a tune while cooking. Yemek yaparken bir ezgi mırıldandı. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleShe's not afraid to speak her mind. Düşündüğünü açıkça söylemekten korkmaz. |
| 4 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleTo put it another way, we're losing money. Başka bir şekilde söylemek gerekirse, para kaybediyoruz. |
| 5 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIt's time to come clean. Doğruyu söyleme zamanı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.