sıkı
Türkçe → İngilizce: sıkı
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleMy parents were very strict. Ailem çok katıydı. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe research was rigorous. Araştırma titizdi. |
Anlamında "sıkı" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe's reserved at first, but very kind. İlk başta çekingendir ama çok naziktir. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleExams start next week, so I need to hit the books. Sınavlar gelecek hafta başlıyor, sıkı çalışmam gerek. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | clamp down on sth phrasal verb Örnek cümleThe authorities clamped down on illegal fishing in the bay. Yetkililer koydaki yasa dışı avcılığa karşı sıkı önlem aldı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.