Netfener

sağlamak

Türkçe → İngilizce: sağlamak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The school provides free lunch.

Okul ücretsiz öğle yemeği sağlıyor.

2Genel
ensure fiil
Örnek cümle

Check your answers to ensure accuracy.

Doğruluğu sağlamak için cevaplarını kontrol et.

Anlamında "sağlamak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Children adapt quickly to new schools.

Çocuklar yeni okullara çabuk uyum sağlar.

2Genel
Örnek cümle

Language helps immigrants integrate.

Dil göçmenlerin uyum sağlamasına yardım eder.

3Genel
Örnek cümle

It took time to adjust to the new job.

Yeni işe uyum sağlamak zaman aldı.

4Genel
enable fiil
Örnek cümle

The grant enabled her to study abroad.

Burs, yurt dışında okumasına olanak sağladı.

5Kalıp
Örnek cümle

He makes a living as a photographer.

Fotoğrafçı olarak geçimini sağlıyor.

6Phrasal Verb
cash in on sth phrasal verb
Örnek cümle

Many firms tried to cash in on the popularity of fitness apps.

Pek çok firma fitness uygulamalarının popülerliğinden kâr sağlamaya çalıştı.

7Phrasal Verb
feed into sth phrasal verb
Örnek cümle

Public opinion surveys feed into government policy.

Kamuoyu araştırmaları hükümet politikasına girdi sağlıyor.

8Phrasal Verb
(birinin) geçimini sağlamak; (yasa) öngörmek, hükme bağlamak

Akademik karşılığı: support; stipulate

provide for sb/sth phrasal verb
Örnek cümle

The new law provides for free medical care for children under five.

Yeni yasa beş yaş altı çocuklar için ücretsiz sağlık hizmetini öngörüyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.