savuşturmak
Türkçe → İngilizce: savuşturmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | fend off sth phrasal verb Örnek cümleThe minister fended off questions about his financial interests. Bakan mali çıkarlarıyla ilgili soruları savuşturdu. |
Anlamında "savuşturmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | stave off sth phrasal verb Örnek cümleEmergency loans helped the company stave off bankruptcy for another year. Acil krediler şirketin iflasını bir yıl daha savuşturmasına yardımcı oldu. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.