sonunda
Türkçe → İngilizce: sonunda
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWe finally arrived at midnight. Sonunda gece yarısı vardık. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleWe eventually found the hotel. Sonunda oteli bulduk. İpucu: Türkçedeki 'eventüel' ile karıştırma. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIn the end we took a taxi. Sonunda taksiye bindik. |
Anlamında "sonunda" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleWe got lost and ended up in a small village. Kaybolduk ve sonunda küçük bir köye vardık. İpucu: end up + -ing |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb sonunda (bir yere/duruma) düşmek; (sth) sona erdirmek, tasfiye etmek Akademik karşılığı: end up; close | wind up phrasal verb Örnek cümleThe company was wound up after it failed to pay its debts. Şirket borçlarını ödeyemeyince tasfiye edildi. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | end up phrasal verb Örnek cümleMuch of the plastic we throw away ends up in the ocean. Attığımız plastiğin büyük kısmı sonunda okyanusa ulaşır. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (önce karşıyken) bir görüşü sonunda kabul etmek Akademik karşılığı: be persuaded | come round to sth phrasal verb Örnek cümleMany sceptics have come round to the idea of electric cars. Pek çok şüpheci sonunda elektrikli araç fikrini benimsedi. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.