Netfener

sosyal

Türkçe → İngilizce: sosyal

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

She has a busy social life.

Yoğun bir sosyal hayatı var.

2Genel
Örnek cümle

She's very sociable and loves parties.

Çok sosyaldir, partileri sever.

3Genel
Örnek cümle

He's gregarious and loves big parties.

Sosyaldir ve büyük partileri sever.

Anlamında "sosyal" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

She spends hours on social media.

Sosyal medyada saatler geçiriyor.

2Genel
Örnek cümle

Brands pay influencers to advertise.

Markalar reklam için fenomenlere para ödüyor.

3Genel
Örnek cümle

He receives unemployment benefit.

İşsizlik yardımı alıyor.

4Genel
Örnek cümle

The government spends a lot on welfare.

Hükümet sosyal yardıma çok para harcıyor.

5Genel
Örnek cümle

The area has good amenities such as parks and shops.

Bölgede park ve dükkân gibi iyi olanaklar var.

6Genel
Örnek cümle

Education improves social mobility.

Eğitim sosyal hareketliliği artırır.

7Genel
Örnek cümle

The welfare state provides healthcare.

Sosyal devlet sağlık hizmeti sunar.

8Genel
Örnek cümle

Millions rely on welfare benefits.

Milyonlarca kişi sosyal yardımlara bağımlı.

9Genel
Örnek cümle

The council built more social housing.

Belediye daha fazla sosyal konut inşa etti.

10Genel
Örnek cümle

Education drives upward mobility.

Eğitim yukarı doğru hareketliliği sağlar.

11Sosyal Bilimler
welfare isim
Örnek cümle

The welfare state supports the unemployed.

Sosyal devlet işsizleri destekler.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.