Netfener

tamamen

Türkçe → İngilizce: tamamen

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The view was absolutely amazing.

Manzara kesinlikle muhteşemdi.

İpucu: Güçlü sıfatlarla: absolutely delicious

2Genel
Örnek cümle

I completely forgot about the meeting.

Toplantıyı tamamen unuttum.

3Genel
Örnek cümle

I totally agree with you.

Sana tamamen katılıyorum.

4Genel
Örnek cümle

It's entirely your decision.

Bu tamamen senin kararın.

Anlamında "tamamen" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Sorry, we're fully booked.

Üzgünüz, tamamen doluyuz.

2Genel
Örnek cümle

What he said was utter nonsense.

Söylediği tamamen saçmalıktı.

3Genel
Örnek cümle

We won by sheer luck.

Tamamen şans eseri kazandık.

4Kalıp
Örnek cümle

To be perfectly honest, I'm disappointed.

Tamamen dürüst olmak gerekirse, hayal kırıklığına uğradım.

5Phrasal Verb
die out phrasal verb
Örnek cümle

Hundreds of languages are expected to die out within this century.

Bu yüzyıl içinde yüzlerce dilin yok olması bekleniyor.

6Phrasal Verb
(bir bölgeyi) kordon altına almak, tamamen kapatmak

Akademik karşılığı: cordon off; isolate

seal off sth phrasal verb
Örnek cümle

Police sealed off the area after the gas leak.

Gaz kaçağının ardından polis bölgeyi kordon altına aldı.

7Phrasal Verb
cut out sth phrasal verb
Örnek cümle

Her doctor advised her to cut out sugary drinks completely.

Doktoru ona şekerli içecekleri tamamen bırakmasını önerdi.

8Phrasal Verb
(borcu) tamamen ödemek; (çaba) karşılığını vermek, işe yaramak

Akademik karşılığı: settle; succeed

pay off phrasal verb
Örnek cümle

Years of research finally paid off when the vaccine was approved.

Aşı onaylandığında yıllarca süren araştırma sonunda karşılığını verdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.