ticaret
Türkçe → İngilizce: ticaret
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe runs a small business. Küçük bir işletme yönetiyor. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleTrade between the two countries is growing. İki ülke arasındaki ticaret büyüyor. |
Anlamında "ticaret" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThis coffee is fair trade. Bu kahve adil ticaret ürünü. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleHe was jailed for insider trading. İçeriden bilgiyle ticaret yaptığı için hapse girdi. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleThe countries signed a free trade agreement. Ülkeler serbest ticaret anlaşması imzaladı. |
| 4 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleWe do business with companies in Germany. Almanya'daki şirketlerle iş yapıyoruz. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.