Netfener

time

İngilizce → Türkçe: time

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

What time is it?

Saat kaç?

"time" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

What do you do in your free time?

Boş zamanında ne yaparsın?

2Genel
Örnek cümle

She has a full-time job.

Tam zamanlı bir işi var.

3Genel
Örnek cümle

I work part-time in a café.

Bir kafede yarı zamanlı çalışıyorum.

4Genel
Örnek cümle

I read in my spare time.

Boş vakitlerimde okurum.

5Genel
Örnek cümle

Prices are too high for first-time buyers.

Fiyatlar ilk kez ev alacaklar için çok yüksek.

6Genel
Örnek cümle

Parents limit their children's screen time.

Ebeveynler çocuklarının ekran süresini sınırlıyor.

7Genel
Örnek cümle

They scored in injury time.

Uzatma dakikalarında gol attılar.

8Genel
Örnek cümle

Average commuting time is 90 minutes.

Ortalama işe gidiş-dönüş süresi 90 dakika.

9Kalıp
Örnek cümle

The train arrived on time.

Tren tam zamanında geldi.

10Kalıp
Örnek cümle

We got there just in time.

Oraya tam vaktinde yetiştik.

11Kalıp
Örnek cümle

That meeting was a complete waste of time.

O toplantı tam bir zaman kaybıydı.

12Kalıp
Örnek cümle

From time to time, I visit my old school.

Zaman zaman eski okulumu ziyaret ederim.

13Kalıp
Örnek cümle

I'm living with my parents for the time being.

Şimdilik ailemle yaşıyorum.

14Kalıp
Örnek cümle

We'll decide when the time comes.

Zamanı geldiğinde karar veririz.

15Kalıp
Örnek cümle

It's high time you found a job.

İş bulmanın zamanı çoktan geldi.

16Kalıp
Örnek cümle

Fix the leak now — a stitch in time saves nine.

Sızıntıyı şimdi tamir et, vaktinde yapılan iş büyük zararı önler.

17Kalıp
Örnek cümle

Time and tide wait for no man.

Zaman kimseyi beklemez.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.