ulaşmak
Türkçe → İngilizce: ulaşmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleWe reached the top of the hill. Tepenin zirvesine ulaştık. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | get at sth phrasal verb Örnek cümleI am not sure what the author is getting at in this paragraph. Yazarın bu paragrafta ne demek istediğinden emin değilim. |
Anlamında "ulaşmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleSales peaked in December. Satışlar aralıkta zirveye ulaştı. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThe protests culminated in a general strike. Protestolar genel grevle doruğa ulaştı. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | amount to sth phrasal verb Örnek cümleThe damage caused by the storm amounted to two billion dollars. Fırtınanın verdiği zarar iki milyar dolara ulaştı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.