yaşlı
Türkçe → İngilizce: yaşlı
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThis is an old house. Bu eski bir ev. |
| 2 | Genel | Genel yaşlı (kibar) | Örnek cümleShe looks after her elderly parents. Yaşlı anne babasına bakıyor. |
Anlamında "yaşlı" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleA middle-aged man opened the door. Kapıyı orta yaşlı bir adam açtı. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleSenior citizens travel free on buses. Yaşlı vatandaşlar otobüslerde ücretsiz seyahat ediyor. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleElderly care is a growing sector. Yaşlı bakımı büyüyen bir sektör. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.