yerine
Türkçe → İngilizce: yerine
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI'll have tea instead of coffee. Kahve yerine çay alacağım. |
Anlamında "yerine" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThere was no tea, so I had coffee instead. Çay yoktu, onun yerine kahve içtim. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe company has no succession plan. Şirketin bir halef planı yok. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümlePut away your books. Kitaplarını kaldır. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (kısaltma) …in yerine geçmek, anlamına gelmek; savunmak; (genellikle olumsuz) göz yummak Akademik karşılığı: represent; tolerate | stand for sth phrasal verb Örnek cümleWHO stands for the World Health Organization. WHO, Dünya Sağlık Örgütü'nün kısaltmasıdır. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | fill in for sb phrasal verb Örnek cümleA retired teacher filled in for her while she was on leave. O izindeyken emekli bir öğretmen onun yerine derslere girdi. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | stand in for sb phrasal verb Örnek cümleThe vice-president stood in for the president at the summit. Zirvede başkana başkan yardımcısı vekâlet etti. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.