Netfener

yoğun

Türkçe → İngilizce: yoğun

#Türkçeİngilizce
1Genel
intensive sözcük

Anlamında "yoğun" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Avoid driving in rush hour.

Yoğun saatte araba kullanmaktan kaçın.

2Genel
Örnek cümle

Hong Kong is densely populated.

Hong Kong yoğun nüfuslu.

3Genel
Örnek cümle

There's heavy traffic on the bridge.

Köprüde yoğun trafik var.

4Genel
yoğun olmayan (dönem/saat)
Örnek cümle

Off-peak tickets are cheaper.

Yoğun olmayan saat biletleri daha ucuz.

5Genel
Örnek cümle

Hotels are expensive in peak season.

Oteller yoğun sezonda pahalı.

6Genel
Örnek cümle

Intensive farming harms animal welfare.

Yoğun tarım hayvan refahına zarar veriyor.

7Genel
Örnek cümle

She's in intensive care.

Yoğun bakımda.

8Genel
Örnek cümle

Carpet weaving is labour-intensive.

Halı dokuma emek yoğun bir iştir.

9Kalıp
Örnek cümle

Today is a busy day for me.

Bugün benim için yoğun bir gün.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.