zayıf
Türkçe → İngilizce: zayıf
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleShe is tall and thin. Uzun boylu ve zayıf. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleI feel weak after the illness. Hastalıktan sonra kendimi güçsüz hissediyorum. |
| 3 | Genel | Genel | Örnek cümleShe keeps slim by running. Koşarak formda kalıyor. |
| 4 | Genel | Genel | Örnek cümleMy grandfather is getting frail. Dedem dermansızlaşıyor. |
Anlamında "zayıf" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleChocolate is my weakness. Çikolata benim zaafım. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleHe looked gaunt after his illness. Hastalığından sonra bitkin ve zayıf görünüyordu. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.