çökmek
Türkçe → İngilizce: çökmek
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel çökmek (bilgisayar) | Örnek cümleMy computer crashed and I lost my work. Bilgisayarım çöktü ve çalışmamı kaybettim. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleSeveral buildings collapsed in the earthquake. Depremde birkaç bina çöktü. |
| 3 | Genel | Genel (sistem) çökmek | Örnek cümleMy laptop keeps crashing. Dizüstü bilgisayarım sürekli çöküyor. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | give way (to sth) phrasal verb Örnek cümleTraditional markets have gradually given way to large supermarkets. Geleneksel pazarlar yerini yavaş yavaş büyük süpermarketlere bıraktı. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (makine) bozulmak; (görüşme) çökmek; (sth) parçalara ayırmak, ayrıştırmak; (madde) ayrışmak Akademik karşılığı: fail; analyse; decompose | break down phrasal verb Örnek cümleEnzymes break down food into smaller molecules. Enzimler besinleri daha küçük moleküllere ayrıştırır. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (kişi) çökmek, perişan olmak; (sistem, nesne) dağılmak, parçalanmak Akademik karşılığı: collapse; disintegrate | fall apart phrasal verb Örnek cümleThe peace agreement fell apart within months. Barış anlaşması birkaç ay içinde dağıldı. |
Anlamında "çökmek" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleHe knelt down to tie his shoe. Ayakkabısını bağlamak için diz çöktü. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.