bozulmak
Türkçe → İngilizce: bozulmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb bozulmak (araç) | Örnek cümleOur car broke down on the motorway. Arabamız otoyolda bozuldu. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (makine) bozulmak; (görüşme) çökmek; (sth) parçalara ayırmak, ayrıştırmak; (madde) ayrışmak Akademik karşılığı: fail; analyse; decompose | break down phrasal verb Örnek cümleEnzymes break down food into smaller molecules. Enzimler besinleri daha küçük moleküllere ayrıştırır. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (kaynak, güç) tükenmek; (makine) bozulmak; (sth) dağıtmak; (ses, ısı) yaymak Akademik karşılığı: run out; distribute | give out phrasal verb Örnek cümleAfter weeks without rain, the village's water supply finally gave out. Haftalarca yağmur yağmayınca köyün suyu sonunda tükendi. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (birinden, bir şeyden) soğumak, hoşlanmamaya başlamak; (go off) patlamak, çalmak, bozulmak Akademik karşılığı: lose interest in; explode | go off sb/sth phrasal verb Örnek cümleMany consumers have gone off sugary drinks. Pek çok tüketici şekerli içeceklerden soğudu. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.