patlamak
Türkçe → İngilizce: patlamak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleThe crisis came to a head in May. Kriz mayısta doruk noktasına ulaştı. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleHe lashed out at reporters. Muhabirlere çıkıştı. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb patlamak; (sth) havaya uçurmak; (fırtına) çıkmak; (fotoğrafı) büyütmek Akademik karşılığı: explode; arise | blow up phrasal verb Örnek cümleA violent storm blew up while the boats were still at sea. Tekneler hâlâ denizdeyken şiddetli bir fırtına çıktı. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (birinden, bir şeyden) soğumak, hoşlanmamaya başlamak; (go off) patlamak, çalmak, bozulmak Akademik karşılığı: lose interest in; explode | go off sb/sth phrasal verb Örnek cümleMany consumers have gone off sugary drinks. Pek çok tüketici şekerli içeceklerden soğudu. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.