Netfener

çekmek

Türkçe → İngilizce: çekmek

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Pull the rope hard.

İpi sıkıca çek.

2Genel
(para) çekmek
Örnek cümle

I withdrew 500 lira from the cash machine.

Bankamatikten 500 lira çektim.

3Genel
Örnek cümle

My sweater shrank in the wash.

Kazağım yıkamada çekti.

4Phrasal Verb
(ebeveyne, akrabaya) çekmek, benzemek

Akademik karşılığı: resemble

take after sb phrasal verb
Örnek cümle

Studies of twins show how much children take after their parents.

İkizler üzerine yapılan çalışmalar çocukların ebeveynlerine ne kadar çektiğini gösteriyor.

Anlamında "çekmek" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

He was caught cheating in the exam.

Sınavda kopya çekerken yakalandı.

2Genel
Örnek cümle

They hitchhiked across Europe.

Avrupa'yı otostopla dolaştılar.

3Genel
Örnek cümle

Scammers lure victims with fake prizes.

Dolandırıcılar sahte ödüllerle kurbanları tuzağa çeker.

4Genel
suffer fiil
Örnek cümle

Many cities suffer from traffic.

Pek çok şehir trafikten muzdarip.

5Kalıp
Örnek cümle

His honesty won the audience over.

Dürüstlüğü dinleyicileri kendi tarafına çekti.

6Kalıp
Örnek cümle

A red dress caught my eye.

Kırmızı bir elbise dikkatimi çekti.

7Kalıp
Örnek cümle

The campaign draws attention to poverty.

Kampanya yoksulluğa dikkat çekiyor.

8Kalıp
Örnek cümle

He pulled strings to get the job.

İşi almak için torpil yaptırdı.

9Phrasal Verb
point out phrasal verb
Örnek cümle

He pointed out a mistake in my essay.

Kompozisyonumdaki bir hataya dikkat çekti.

10Phrasal Verb
long for phrasal verb
Örnek cümle

She longed for a quiet life.

Sakin bir hayata hasret çekiyordu.

11Phrasal Verb
phase out sth phrasal verb
Örnek cümle

Many countries plan to phase out coal-fired power stations by 2040.

Pek çok ülke kömürle çalışan santralleri 2040'a kadar aşamalı olarak kapatmayı planlıyor.

12Phrasal Verb
point out sth phrasal verb
Örnek cümle

The author points out that most studies were conducted on young men.

Yazar, çalışmaların çoğunun genç erkekler üzerinde yapıldığına dikkat çekiyor.

13Phrasal Verb
(araç) durmak, yanaşmak; (sth) yukarı çekmek, kökünden sökmek

Akademik karşılığı: stop; uproot

pull up phrasal verb
Örnek cümle

A police car pulled up outside the building.

Binanın önünde bir polis arabası durdu.

14Phrasal Verb
(el yazısı notları) bilgisayarda yazmak, temize çekmek

Akademik karşılığı: type

type up sth phrasal verb
Örnek cümle

The assistant typed up the minutes of the meeting.

Asistan toplantı tutanağını bilgisayarda temize çekti.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.