Netfener

away

İngilizce → Türkçe: away

#İngilizceTürkçe
1Genel
away sözcük

"away" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

We went to the mountains to get away from it all.

Her şeyden uzaklaşmak için dağlara gittik.

2Phrasal Verb
put away phrasal verb
Örnek cümle

Put away your books.

Kitaplarını kaldır.

3Phrasal Verb
atmak (çöpe)
Örnek cümle

Don't throw away old clothes, give them away.

Eski giysileri atma, birilerine ver.

4Phrasal Verb
give away phrasal verb
Örnek cümle

She gave away all her old books.

Tüm eski kitaplarını dağıttı.

5Phrasal Verb
Örnek cümle

He thought he could get away with it.

Paçayı kurtarabileceğini düşündü.

6Phrasal Verb
pass away phrasal verb
Örnek cümle

His grandfather passed away last year.

Dedesi geçen yıl vefat etti.

7Phrasal Verb
wear away phrasal verb
aşınmak; (sth) aşındırıp yok etmek

Akademik karşılığı: erode

Örnek cümle

Waves have worn away the soft rock at the base of the cliff.

Dalgalar, uçurumun dibindeki yumuşak kayayı aşındırdı.

8Phrasal Verb
turn away sb phrasal verb
geri çevirmek, kabul etmemek; (yüzünü) çevirmek

Akademik karşılığı: reject; refuse entry

Örnek cümle

Hundreds of patients were turned away because the hospital was full.

Hastane dolu olduğu için yüzlerce hasta geri çevrildi.

9Phrasal Verb
hide away sth phrasal verb
saklamak, gizlemek; (hide away) saklanmak

Akademik karşılığı: conceal

Örnek cümle

The manuscripts were hidden away in a monastery during the war.

El yazmaları savaş sırasında bir manastırda saklandı.

10Phrasal Verb
tuck away sth phrasal verb
(güvenli, kuytu bir yere) saklamak, koymak; (be tucked away) kuytuda bulunmak

Akademik karşılığı: store; hide

Örnek cümle

The village is tucked away in a narrow valley.

Köy dar bir vadinin kuytusunda bulunuyor.

11Phrasal Verb
give away sth phrasal verb
Örnek cümle

His nervous expression gave away the fact that he was lying.

Gergin ifadesi yalan söylediğini ele verdi.

12Phrasal Verb
pass away phrasal verb
vefat etmek, ölmek (kibar ifade)

Akademik karşılığı: die

Örnek cümle

The scientist passed away at the age of ninety-two.

Bilim insanı doksan iki yaşında vefat etti.

13Phrasal Verb
get away phrasal verb
kaçmak, kurtulmak; tatile gitmek

Akademik karşılığı: escape

Örnek cümle

Many city workers try to get away to the countryside at weekends.

Şehirde çalışan pek çok kişi hafta sonları kırsala kaçmaya çalışıyor.

14Phrasal Verb
run away phrasal verb
kaçmak, terk etmek; (run away from sth) (sorundan) kaçmak

Akademik karşılığı: flee; escape

Örnek cümle

Governments cannot run away from the problem of climate change.

Hükümetler iklim değişikliği sorunundan kaçamaz.

15Phrasal Verb
do away with sth phrasal verb
Örnek cümle

Several states have done away with the death penalty.

Birkaç eyalet idam cezasını kaldırdı.

16Phrasal Verb
move away from sth phrasal verb
(bir yaklaşımdan) uzaklaşmak, vazgeçmek

Akademik karşılığı: abandon; depart from

Örnek cümle

Many schools are moving away from traditional exams.

Pek çok okul geleneksel sınavlardan uzaklaşıyor.

17Phrasal Verb
wash away sth phrasal verb
Örnek cümle

Heavy rain washed away much of the fertile soil.

Şiddetli yağmur verimli toprağın büyük kısmını alıp götürdü.

18Phrasal Verb
get away with sth phrasal verb
(yaptığı kötü bir şeyin) cezasını çekmemek, paçayı kurtarmak

Akademik karşılığı: escape punishment

Örnek cümle

Corrupt officials often get away with their crimes.

Yozlaşmış yetkililer çoğu zaman suçlarının cezasını çekmiyor.

19Phrasal Verb
while away sth phrasal verb
(zamanı) keyifle, oyalanarak geçirmek

Akademik karşılığı: pass (time)

Örnek cümle

Passengers whiled away the delay by reading and playing cards.

Yolcular gecikme süresini kitap okuyup kâğıt oynayarak geçirdi.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.