Netfener

koymak

Türkçe → İngilizce: koymak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Put your bag on the chair.

Çantanı sandalyeye koy.

2Genel
impose fiil
Örnek cümle

The city imposed a ban on cars.

Şehir araçlara yasak getirdi.

3Phrasal Verb
(güvenli, kuytu bir yere) saklamak, koymak; (be tucked away) kuytuda bulunmak

Akademik karşılığı: store; hide

tuck away sth phrasal verb
Örnek cümle

The village is tucked away in a narrow valley.

Köy dar bir vadinin kuytusunda bulunuyor.

4Phrasal Verb
(kural, ilke) koymak, belirlemek; (silahı) bırakmak

Akademik karşılığı: establish; stipulate

lay down sth phrasal verb
Örnek cümle

The law lays down strict limits on working hours.

Yasa çalışma saatlerine katı sınırlar koyuyor.

Anlamında "koymak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The study revealed some surprising facts.

Çalışma bazı şaşırtıcı gerçekleri ortaya koydu.

2Genel
Örnek cümle

The new policy will be implemented next year.

Yeni politika gelecek yıl uygulamaya konacak.

3Genel
Örnek cümle

The police enforce the law.

Polis yasayı uygular.

4Genel
Örnek cümle

She was diagnosed with diabetes.

Ona diyabet teşhisi konuldu.

5Kalıp
Örnek cümle

My mum put her foot down about screen time.

Annem ekran süresi konusunda kesin tavır koydu.

6Kalıp
Örnek cümle

Our teacher told us to reach for the stars.

Öğretmenimiz yüksek hedefler koymamızı söyledi.

7Phrasal Verb
put away phrasal verb
Örnek cümle

Put away your books.

Kitaplarını kaldır.

8Phrasal Verb
(bir amaçla) yola koyulmak; açıkça ortaya koymak (set out sth)

Akademik karşılığı: present; begin

set out phrasal verb
Örnek cümle

The report sets out the main risks facing small farmers.

Rapor, küçük çiftçilerin karşı karşıya olduğu başlıca riskleri ortaya koyuyor.

9Phrasal Verb
bring in sth phrasal verb
Örnek cümle

The government brought in new rules on food labelling.

Hükümet, gıda etiketlemesiyle ilgili yeni kurallar getirdi.

10Phrasal Verb
put back sth phrasal verb
Örnek cümle

The opening of the new hospital has been put back to next spring.

Yeni hastanenin açılışı gelecek bahara ertelendi.

11Phrasal Verb
(resmi biçimde) ortaya koymak, açıklamak

Akademik karşılığı: present; state

set forth sth phrasal verb
Örnek cümle

The constitution sets forth the basic rights of every citizen.

Anayasa her yurttaşın temel haklarını ortaya koyar.

12Phrasal Verb
put in sth phrasal verb
Örnek cümle

The team put in long hours to finish the report on time.

Ekip raporu zamanında bitirmek için uzun saatler harcadı.

13Phrasal Verb
(bir tarihi) öne almak; (öneriyi) ortaya koymak

Akademik karşılığı: advance; propose

bring forward sth phrasal verb
Örnek cümle

The election was brought forward by six months.

Seçim altı ay öne alındı.

14Phrasal Verb
(yazıya) dökmek, kaydetmek; (kural) belirlemek; yere koymak

Akademik karşılığı: record; establish

set down sth phrasal verb
Örnek cümle

The author set down her memories of the war in a short book.

Yazar savaş anılarını kısa bir kitapta yazıya döktü.

15Sağlık
Örnek cümle

She was diagnosed with diabetes last year.

Geçen yıl kendisine diyabet teşhisi konuldu.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.