Netfener

azaltmak

Türkçe → İngilizce: azaltmak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

We must reduce plastic waste.

Plastik atığı azaltmalıyız.

2Genel
Örnek cümle

Trees help mitigate the effects of heat.

Ağaçlar sıcağın etkilerini hafifletmeye yardım eder.

3Genel
Örnek cümle

The budget cuts curtailed research.

Bütçe kesintileri araştırmaları kısıtladı.

4Phrasal Verb
kesmek (ağaç); azaltmak
cut down phrasal verb
Örnek cümle

They cut down the old trees.

Yaşlı ağaçları kestiler.

5Phrasal Verb
Örnek cümle

I'm trying to cut down on sugar.

Şekeri azaltmaya çalışıyorum.

6Phrasal Verb
Örnek cümle

We need to cut back on eating out.

Dışarıda yemeyi azaltmamız gerek.

7Phrasal Verb
(tüketimi) azaltmak; (ağaç) kesmek

Akademik karşılığı: reduce

cut down (on) sth phrasal verb
Örnek cümle

Doctors advise patients with high blood pressure to cut down on salt.

Doktorlar yüksek tansiyonlu hastalara tuzu azaltmalarını öneriyor.

8Phrasal Verb
(harcamayı, üretimi) kısmak, azaltmak

Akademik karşılığı: reduce

cut back (on) sth phrasal verb
Örnek cümle

Many hospitals had to cut back on staff during the financial crisis.

Mali kriz sırasında pek çok hastane personel sayısını azaltmak zorunda kaldı.

9Phrasal Verb
(seçenekleri) azaltmak, daraltmak

Akademik karşılığı: reduce; restrict

narrow down sth phrasal verb
Örnek cümle

Genetic tests helped doctors narrow down the possible causes.

Genetik testler doktorların olası nedenleri daraltmasına yardımcı oldu.

Anlamında "azaltmak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

Both sides agreed to de-escalate.

İki taraf da gerginliği azaltmayı kabul etti.

2Kalıp
Örnek cümle

Insurance helps mitigate risk.

Sigorta riski azaltmaya yardım eder.

3Phrasal Verb
Örnek cümle

Countries agreed to phase down coal.

Ülkeler kömürü aşamalı azaltmayı kabul etti.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.