Netfener

kısıtlamak

Türkçe → İngilizce: kısıtlamak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The budget cuts curtailed research.

Bütçe kesintileri araştırmaları kısıtladı.

2Genel
Örnek cümle

The law restricts the sale of alcohol.

Yasa alkol satışını kısıtlıyor.

3Genel
Örnek cümle

Lack of money constrained the research.

Para eksikliği araştırmayı kısıtladı.

Anlamında "kısıtlamak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
tie down sb phrasal verb
Örnek cümle

Many young people do not want to be tied down by a long-term contract.

Pek çok genç uzun vadeli bir sözleşmeyle kendini bağlamak istemiyor.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.