Netfener

sınırlamak

Türkçe → İngilizce: sınırlamak

#Türkçeİngilizce
1Genel
Örnek cümle

The law restricts the sale of alcohol.

Yasa alkol satışını kısıtlıyor.

2Genel
Örnek cümle

Lack of money constrained the research.

Para eksikliği araştırmayı kısıtladı.

Anlamında "sınırlamak" geçen terimler

#Türkçeİngilizce
1Phrasal Verb
(bir davranışı) sıkı biçimde sınırlamak, engellemek

Akademik karşılığı: restrict; crack down

clamp down on sth phrasal verb
Örnek cümle

The authorities clamped down on illegal fishing in the bay.

Yetkililer koydaki yasa dışı avcılığa karşı sıkı önlem aldı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.