büyümek
Türkçe → İngilizce: büyümek
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe company grew quickly. Şirket hızla büyüdü. |
| 2 | Genel | Genel | Örnek cümleThe company expanded into Europe. Şirket Avrupa'ya açıldı. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleI grew up in Trabzon. Trabzon'da büyüdüm. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | grow back phrasal verb Örnek cümleSome lizards can grow back their tails after losing them. Bazı kertenkeleler kaybettikleri kuyruklarını yeniden çıkarabilir. |
Anlamında "büyümek" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe problem snowballed quickly. Sorun hızla çığ gibi büyüdü. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (küçük miktarlar) birikip büyümek; mantıklı gelmek; (sth) toplamak Akademik karşılığı: accumulate; make sense | add up phrasal verb Örnek cümleSmall daily savings can add up to a large sum over a lifetime. Küçük günlük tasarruflar bir ömür boyunca büyük bir meblağa ulaşabilir. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.