grow
İngilizce → Türkçe: grow
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleThe company grew quickly. Şirket hızla büyüdü. |
"grow" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler
| # | Kategori | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|---|
| 1 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleI grew up in Trabzon. Trabzon'da büyüdüm. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | (zamanla) birbirinden uzaklaşmak Örnek cümleWe were best friends, but we grew apart. En iyi arkadaştık ama zamanla uzaklaştık. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb grow into sth phrasal verb | Örnek cümleWhat began as a hobby grew into a successful business. Hobi olarak başlayan şey zamanla başarılı bir işletmeye dönüştü. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb grow back phrasal verb | Örnek cümleSome lizards can grow back their tails after losing them. Bazı kertenkeleler kaybettikleri kuyruklarını yeniden çıkarabilir. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.