Netfener

come

İngilizce → Türkçe: come

#İngilizceTürkçe
1Genel
Örnek cümle

Come here, please.

Buraya gel, lütfen.

"come" geçen ifadeler ve phrasal verb'ler

#İngilizceTürkçe
1Kalıp
Örnek cümle

Come to think of it, he did look worried.

Şimdi düşünüyorum da, gerçekten endişeli görünüyordu.

2Kalıp
Örnek cümle

How come you're not at work today?

Nasıl oluyor da bugün işte değilsin?

3Kalıp
Örnek cümle

Come what may, I'll finish this course.

Ne olursa olsun bu kursu bitireceğim.

4Kalıp
Örnek cümle

She has come to terms with her illness.

Hastalığını kabullendi.

5Kalıp
Örnek cümle

The crisis came to a head in May.

Kriz mayısta doruk noktasına ulaştı.

6Kalıp
Örnek cümle

It's time to come clean.

Doğruyu söyleme zamanı.

7Kalıp
Örnek cümle

She really came into her own at university.

Üniversitede gerçekten parladı.

8Kalıp
Örnek cümle

He came of age in the 1990s.

1990'larda reşit oldu.

9Kalıp
Örnek cümle

Could I just come in here with a quick point?

Kısa bir nokta için burada söz alabilir miyim?

10Phrasal Verb
come back phrasal verb
Örnek cümle

I come back home at six.

Altıda eve dönerim.

11Phrasal Verb
come in phrasal verb
Örnek cümle

Come in and sit down.

İçeri gir ve otur.

12Phrasal Verb
Örnek cümle

She came up with a great idea.

Harika bir fikir buldu.

13Phrasal Verb
Örnek cümle

I came across an old photo.

Eski bir fotoğrafa rastladım.

14Phrasal Verb
come up phrasal verb
Örnek cümle

Something came up, so I can't come.

Bir şey çıktı, gelemiyorum.

15Phrasal Verb
(beklenmedik şekilde) söylemek
Örnek cümle

She came out with a brilliant idea.

Birden harika bir fikir söyledi.

16Phrasal Verb
come up with sth phrasal verb
(fikir, çözüm) bulmak, üretmek

Akademik karşılığı: devise

Örnek cümle

Engineers came up with a cheaper way to purify water.

Mühendisler suyu arıtmanın daha ucuz bir yolunu buldu.

17Phrasal Verb
come down phrasal verb
(fiyat, oran) düşmek; (karar) …yönünde çıkmak

Akademik karşılığı: fall; decline

Örnek cümle

The price of solar panels has come down by more than eighty per cent.

Güneş panellerinin fiyatı yüzde sekseninden fazla düştü.

18Phrasal Verb
come about phrasal verb
Örnek cümle

Scientists are still unsure how the first living cells came about.

Bilim insanları ilk canlı hücrelerin nasıl ortaya çıktığından hâlâ emin değil.

19Phrasal Verb
come of sth phrasal verb
(bir şeyden) sonuç çıkmak, (…in) sonucu olmak

Akademik karşılığı: result from

Örnek cümle

Nothing came of the talks, and the conflict continued.

Görüşmelerden bir sonuç çıkmadı ve çatışma sürdü.

20Phrasal Verb
come across as sth phrasal verb
(…gibi) görünmek, (…) izlenimi vermek

Akademik karşılığı: seem; appear

Örnek cümle

The minister came across as calm and well prepared in the interview.

Bakan röportajda sakin ve iyi hazırlanmış bir izlenim verdi.

21Phrasal Verb
come down to sth phrasal verb
(sonunda) …e bağlı olmak, …e indirgenmek

Akademik karşılığı: depend on

Örnek cümle

In the end, the choice of treatment comes down to the patient's age.

Sonunda tedavi seçimi hastanın yaşına bağlıdır.

22Phrasal Verb
come round to sth phrasal verb
(önce karşıyken) bir görüşü sonunda kabul etmek

Akademik karşılığı: be persuaded

Örnek cümle

Many sceptics have come round to the idea of electric cars.

Pek çok şüpheci sonunda elektrikli araç fikrini benimsedi.

23Phrasal Verb
come out phrasal verb
Örnek cümle

The truth about the accident came out only years later.

Kazayla ilgili gerçek ancak yıllar sonra ortaya çıktı.

24Phrasal Verb
come up phrasal verb
Örnek cümle

The question of funding came up at every meeting.

Finansman meselesi her toplantıda gündeme geldi.

25Phrasal Verb
come across sth phrasal verb
(tesadüfen) rastlamak, bulmak

Akademik karşılığı: encounter; find

Örnek cümle

While studying old maps, she came across a village that no longer exists.

Eski haritaları incelerken artık var olmayan bir köye rastladı.

26Phrasal Verb
come out with sth phrasal verb
(beklenmedik bir şey) söylemek; (ürün, açıklama) çıkarmak

Akademik karşılığı: say; release

Örnek cümle

The minister came out with a surprising admission during the interview.

Bakan röportaj sırasında şaşırtıcı bir itirafta bulundu.

27Phrasal Verb
come down with sth phrasal verb
(bir hastalığa) yakalanmak

Akademik karşılığı: contract

Örnek cümle

Half of the class came down with flu in the same week.

Sınıfın yarısı aynı hafta gribe yakalandı.

28Phrasal Verb
come to phrasal verb
Örnek cümle

When the patient came to, she could not remember the accident.

Hasta kendine geldiğinde kazayı hatırlayamadı.

Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.