bulmak
Türkçe → İngilizce: bulmak
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | Örnek cümleI can't find my phone. Telefonumu bulamıyorum. |
| 2 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleShe came up with a great idea. Harika bir fikir buldu. |
| 3 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | come up with sth phrasal verb Örnek cümleEngineers came up with a cheaper way to purify water. Mühendisler suyu arıtmanın daha ucuz bir yolunu buldu. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (beklenmedik biçimde) ortaya çıkmak, bulunmak; gelmek; (sth) bulmak Akademik karşılığı: appear; be found | turn up phrasal verb Örnek cümleThe missing documents turned up in an old filing cabinet. Kayıp belgeler eski bir dosya dolabında ortaya çıktı. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | come across sth phrasal verb Örnek cümleWhile studying old maps, she came across a village that no longer exists. Eski haritaları incelerken artık var olmayan bir köye rastladı. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | chance upon sth phrasal verb Örnek cümleA farmer chanced upon a collection of ancient coins in his field. Bir çiftçi tarlasında şans eseri bir antik sikke koleksiyonu buldu. |
Anlamında "bulmak" geçen terimler
| # | Kategori | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|
| 1 | Genel | Genel | locate fiil Örnek cümleThe hotel is located near the sea. Otel denize yakın bir yerde. |
| 2 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleIf you get the chance, visit Mardin. Fırsat bulursan Mardin'i ziyaret et. |
| 3 | Kalıp | Kalıp | Örnek cümleLet's meet halfway on the price. Fiyatta orta yolu bulalım. |
| 4 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | Örnek cümleMy parents don't approve of my new job. Ailem yeni işimi onaylamıyor. |
| 5 | Phrasal Verb | Phrasal Verb (fikri) birden bulmak | Örnek cümleShe hit on a brilliant solution. Birden parlak bir çözüm buldu. |
| 6 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | get round sth phrasal verb Örnek cümleSome companies use complex structures to get round tax rules. Bazı şirketler vergi kurallarını dolanmak için karmaşık yapılar kullanıyor. |
| 7 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | hit upon sth phrasal verb Örnek cümleAfter months of failure, the team hit upon a simple solution. Aylarca süren başarısızlıktan sonra ekibin aklına basit bir çözüm geldi. |
| 8 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | cheer up phrasal verb Örnek cümleVisits from volunteers cheer up elderly patients. Gönüllülerin ziyaretleri yaşlı hastaların moralini yükseltiyor. |
| 9 | Phrasal Verb | Phrasal Verb | lighten up phrasal verb Örnek cümleThe mood in the office lightened up after the good news. İyi haberden sonra ofisteki hava rahatladı. |
Netfener Sözlük; Kelime Motoru (A1–C1), The Ultimate Phrasal Verbs Guide ve YÖKDİL alan sözlüklerimiz için Netfener tarafından hazırlanan anlam ve örneklerden oluşur. Telaffuz, cihazının kendi sesleriyle çalınır.